Get access
American Anthropologist

Biological Ancestries, Kinship Connections, and Projected Identities in Four Central Anatolian Settlements: Insights from Culturally Contextualized Genetic Anthropology

Authors


Abstract

ABSTRACT  Previous population genetics studies in Turkey failed to delineate recent historical and social factors that shaped Anatolian cultural and genetic diversity at the local level. To address this shortcoming, we conducted focused ethnohistorical fieldwork and screened biological samples collected from the Yuksekyer region for mitochondrial, Y chromosome, and autosomal markers and then analyzed the data within an ethnohistorical context. Our results revealed that, at the village level, paternal genetic diversity is structured among settlements, whereas maternal genetic diversity is distributed more homogenously, reflecting the strong patrilineal cultural traditions that transcend larger ethnic and religious structures. Local ancestries and origin myths, rather than ethnic or religious affiliations, delineate the social boundaries and projected identities among the villages. Therefore, we conclude that broad, ethnicity-based sampling is inadequate to capture the genetic signatures of recent social and historical dynamics, which have had a profound influence on contemporary genetic and cultural regional diversity.

Abstract

ÖZET   Türkiye’de şimdiye kadar yapılan popülasyon genetiği çalışmaları yerel düzeyde ve yakın zamanda gerçekleşen tarihsel ve sosyal faktörler ekseninde şekillenen Anadolu kültürel ve genetik çeşitliliğini açıklamakta yetersiz kalmıştır. Bu açığı kapatmak için etno-tarihsel saha çalışması gerçekleştirdik ve mitokondriyel, Y-kromozomu ve otomozal genetik işaretleri analiz etmek için biyolojik örnekler topladık. Bu örnekler daha sonra etno-tarihsel bağlamda incelendi. Bulgularımız, babaerkil genetik çeşitliliğin köyleri arasında farklı iken, anaerkil genetik çeşitliliğin daha homojen dağıldığını, ve yerel sosyal faktörlerin etnik ve dini unsurlardan daha önemli olduğunu gösterdi. Spesifik olarak, sosyal yapıların oluşumunda yerel kimliklerin ve köken mitlerinin, ulusal etnik ve dini kimliklerden daha önemli bir rol oynadığı saptandı. Bu bulguların ışığında, geniş, etnisite temelli örneklemeye dayanan genetik çalışmaların, yakın zamanda gerçekleşmiş ve günümüzdeki genetik ve kültürel çeşitliliği büyük ölçüde oluşturan sosyal ve tarihsel dinamikleri anlamlandırmak için yetersiz kalmakta olduğu sonucuna vardık.

Get access to the full text of this article

Ancillary